EIF2018 ULUSLARARASI ENERJİ KONGRESİ VE FUARI ANKARA'DA ..
 

     Enerji sektörünün yurt içi ve dışındaki önemli temsilcilerini bir araya getiren 11. EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı, 8 – 9 Kasım 2018 tarihinde Ankara Congresium’da gerçekleştirildi.

     Enerji sektörünün önde gelen firmalarını, yatırımcıları, akademisyenleri, dernek ve vakıfları bir araya getiren11. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarına; Yenilenebilir Enerji Sistemleri Ve Teknolojileri, Yakıt Hücreleri, Isı Depolama Sistemleri, Hidrojen Sistemleri, Enerji Verimlilik Sistemleri alanlarında hizmet veren firmaların yanı sıra Enerji Verimliliği Danışmanlık ve Proje, Çevre ve ÇED Danışmanlık, Enerji Sektörü Sertifika ve Belgelendirme Hizmetleri sağlayan birçok firma katılım sağladı. 2018 EIF Enerji Kongresinde; enerji depolama, dijitalleşme, akıllı şebekeler ve elektrikli araçlar yeni konu başlıkları olarak ele alınmıştır.

     Enerji sektörünün yurt içi ve yurt dışındaki önemli temsilcilerini bir araya getiren kongrenin açılış konuşmasını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez yaptı. 

     Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, bu sene ilk defa Türkiye'de günlük elektrik üretiminin Ağustos-Temmuz döneminde 1 TWh/gün seviyesini geçtiğini kaydederek, "Ağustos ayında yine saatlik elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların tüm üretimdeki oranları % 50 seviyesini yakaladı ve geçti. Yani Türkiye'de Haziran'da ilk defa test ettiğimiz saatlik yenilenebilir oranında % 50 rakamını Ağustos ayında geçtik.

     Günlük yenilenebilir üretim oranlarında ise Haziran ayının ilk haftasında % 45 ile çok yüksek bir orana eriştik. Rüzgârda yine bir rekor yılı oldu. Eylül ayının son haftasında rüzgâr üretiminin saatlik bazda % 20'leri geçtiği saatleri gördük" dedi.

     Bu ender dönemlerin tüm seneye yayılmadığını vurgulayan Dönmez, "Bugün elektrik şebekemiz de belirli aylarda çok yüksek kapasiteyle diğer aylarda ise daha düşük kapasitede çalışan yenilenebilir kaynaklardan etkileniyor. Bu etkileri azaltmak için de yerli kömürümüz var. Yine yerli kaynaklarımızdan linyitte, kömür santrallerimiz 2013-2018 döneminin en yüksek üretim rakamlarını gördüler. Bu sene eğer yağışlar ve su seviyeleri de iyi olsaydı, %55 yerlilik oranını yakalamamız hayal değildi. Yerli kömürden elektrik üretimi son senelerdeki ortalamanın %21 üzerinde. İnanıyoruz ki önümüzdeki dönemde çok daha iyi bir noktaya ilerleyeceğiz.

     Tabii bu yatırımlar altyapılar olmadan tüketiciye kesintisiz bir şekilde erişemez. Bu altyapıların zamanında ve kaliteden ödün vermeden düşük maliyetlerle bitmesi önemli.  Bu yatırım maliyeti sadece boru hattı, tel, direk olsa tahmin edilebilir bir bütçesi var. Ama yerel yönetimlerin talepleri, maliyetleri arttırmaya devam ediyor.

     Yerel yönetimler altyapı şirketlerine yardımcı olmalı çünkü altyapı şirketleri yaşadıkları bölgelerdeki yaşam kalitesini en hızlı arttıran ve destek veren şirketler" diye konuştu.

     Bakan Dönmez, geleceğe dönük olarak ise pil depolama sistemlerini çok önemli gördüklerini bildirerek, "Burada bir yatay bütünleşme ile hem elektrikli arabaların Türkiye'de üretilmesini hem de bu pil sistemlerinden yenilenebilir kaynakların, bireysel tüketicilerin ve elektrik şebekemizin faydalanmasını planlıyoruz. Bunun için de önümüzdeki dönemde hamlelerimiz olmaya devam edecek.

     Gelecek ve özelliklede enerjini geleceğinde ülkemiz çok daha güçlü şekilde söz sahibi olacak. Teknoloji temelli, insan ve çevreye duyarlı; milli ve yerli politikalarımız ile tüm hedeflerimize ulaşacağız " dedi.

     Kongrenin ana sponsoru GE-Turkey Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan Özsoy; "14 bin kilometre öteye Avustralya'ya rüzgar kanadı ihraç etmenin onurunu yaşıyoruz. 2040'da yenilenebilir enerji kaynakları, küresel enerji kaynaklarının 2­­/3’ünü  karşılayacak. Türkiye enerjide geleceği yakalamalı, hatta öncü olmalı. Dünyaya gelen güneş enerjisi toplam enerjinin 20 bin katı. Bunları depolayacak güce sahip olmalıyız" dedi.

     EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da Türkiye'de yatırım yapanın hiçbir zaman kaybetmediğini ve kaybetmeyeceğinin altını çizdi.

     Bu aşamada özel sektörün daha nitelikli, daha iyi yetirmiş insan gücüne sahip olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Onlardan daha cesur ve öngörülür adımlar atmasını bekliyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında güçlü bir enerji ticaret merkezi olmak için yılmadan çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

     TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta ise hava kirliliği nedeniyle 16 yıl önce Türkiye'de maskelerle dolaşıldığını hatırlattı.

     Gazetelerin o dönem promosyonla maske dağıttığını anımsatan Balta, "Bu sürede Türkiye her alanda kalkındı. Enerji altyapısını oluşturdu, sanayisi gelişti, ihracatı arttı. Enerji arzı artan iki ülkeden bir olduk. Bunu çok değerli işadamlarımızla başardık. Bizler sizlerin moral motivasyonunu artırmak için buradayız. Sorunlarınızın, sıkıntılarınızın neticesini burada almak istiyoruz. Milli ve yerli yenilenebilir enerjinin çok önemli olduğunu buradan iletmek istiyoruz. İnadına yatırım diyoruz" dedi.

     TBMM Enerji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş da, geçmişte enerji kayıpları nedeniyle sanayicilerin yaşadığı sorunlara dikkati çekerek, "Özellikle porselen ve seramikle uğraşanların bir anda elektrik kesildiğinde ne kadar zarara uğradıklarını çok iyi biliyorum. Türkiye'nin yüzde 1'lik yani 30-35 megavat rüzgar, güneş ve jeotermal gücü vardı. Şu an mevcut kapasitemizin yüzde 16'sını kullanabiliyoruz. Bu etkinliğin enerji piyasasına çok önemli katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

     Fuara Kongre Onursal Başkanı Sıfatıyla katılan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran Türkiye’nin “daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji” stratejisini desteklediklerini belirterek, “Özel sektör olarak devletimizin enerji alanındaki çalışmalarına destek vermek, özellikle yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımızı artırmak durumundayız” dedi.

    Gürsel Baran konuşmasında, Türkiye’nin enerji kaynaklarına en yakın ülke olması nedeniyle stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi. Bölgedeki gelişmelerin de etkisiyle enerji arz güvenliğinin uluslararası gündemin en üst sıralarına taşındığını vurgulayan Baran, “Bu durum, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi de artırıyor. Türkiye, ‘daha çok yerli, daha çok yenilenebilir enerji’ stratejisi doğrultusunda, yerli kömür, rüzgar, güneş, hidroelektrik, jeotermal gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji sepeti içerisindeki payını artırmaya çalışıyor. Artan enerji ihtiyacının karşılanmasında milli kaynaklarımızı önceleyen bu yaklaşımı destekliyoruz” dedi.