yenilenebilir enerji ile YENİ YILDA YENİDEN

Türkiye gibi genç ve dinamik bir nüfusu olan ülkede yatırımda, üretimde ve finansmanda verimlilik çok önemlidir.

Yenilenemeyen doğal kaynakların azalması enerji üretiminin başlıca sorunları arasında yer alırken buna çözüm olarak konuşulan yenilenebilir enerji kaynakları, tüm dünyada yükselişini sürdürmektedir.

Gerek yenilenebilir enerjiye yönelik oluşturulan politikalar, gerekse vatandaşların daha da bilinçlenmesiyle dünyada ‘yeşil enerjiye’ yönelim artmaktadır.

Covid-19 ile birlikte enerji talebi durağanlık yaşasa da bu durum çok uzun sürmemiş, ekonominin canlanması ve kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte enerji talebi tekrar yükselişe geçmiştir.

Ülkemizin yenilenebilir enerji potansiyeli çok yüksektir. Yenilenebilir enerjiyi evsel kullanıma açarak hem karbon emisyonunu azaltabilir, hem de enerji üretiminde fosil yakıt tüketimini sıfıra indirgeyerek ülkemizin ekonomisine önemli katkılarda bulunabiliriz.

Fakat öncelikle, yenilenebilir enerji yatırımcıları için güven verecek öngörülebilir politikalar geliştirilmesi gerekmektedir, ancak bu şekilde enerji dönüşümü başarılı olacaktır.

Ayrıca; karbon ayak izini azaltarak fosil yakıt tüketimini azaltmamız gerekir. Atıkları kaynağında ayrıştırarak çevre lisanslı firmalar tarafından geri kazanımını sağlayarak, kullanılan araçların ve teknolojik cihazların bakımlarının zamanında yapılması ile atık oluşumunun önüne geçilmelidir.

Enerji dönüşümünde güvenilir bir partner olarak yerini alan rüzgar ve güneş birincil kaynak haline gelmelidir.

Jeotermal enerji uyuyan bir devdir ve bu devi uyandırmak gerekmektedir. Biz, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkelerin başında gelmekteyiz ama;  potansiyelimizin ancak 3’te 1’ini kullanıyoruz.   Yapı ve konut ısıtma işinde, ayrıca sera ve tarımda jeotermal kaynakların daha fazla kullanılması gerektiğine inanıyoruz.

Paris Anlaşması’yla dünyada enerji dönüşüm süreci başlamıştır.

Yenilenebilir enerjiler, enerji arz güvenliği için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Türkiye’de hala 2022 yılı itibariyle yeterli elektrik üretim kapasitesine sahip değiliz. Eksiği yenilenebilir enerji ile tamamlamalıyız.

Biyokütle enerji kullanımının; sera gazı emisyonu azaltımı ve iklim değişikliğini yavaşlatıcı etkisi önemli bir konudur.

Biyokütle enerjisi yatırımları;  atıkların geri dönüştürülmesi sayesinde toprakların, yer altı ve yer üstü suların korunması, bu şekilde su ve besin üretiminin güvence altına alınmasını da sağlanmaktadır.

Yenilenebilir enerji konusunda projelere ağırlık vermeli, Karbon salınımını azaltarak, küresel ısınmaya karşı yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak için gereğini yapmalıyız.

Sektörümüzün değerli temsilcileri yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir bir şekilde artarak kullanımını desteklemeli, yeşil enerjiden üretim sağlayarak net sıfır emisyon için ilerleme sağlayacaklarını vurgulamalıdırlar.

Karbonsuz ekonomi İçin ilk adım enerji verimliliğinden geçmektedir. Bu konuda; Sıfır atık politikasını desteklemeli, gittikçe azalan su kaynaklarının verimli kullanılması için tarımda sulama alternatifleri arttırılmalı, mesleki yeterliliğinin gelişmesi konusunda yapılan çalışmalar ve sektördeki teknoloji yatırımları yakından takip edilmelidir.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, Deniz Üstü (Offshore) RES santrallerinin teknolojilerindeki baş döndürücü gelişimi dikkatle takip edilmeli, bu dev potansiyelin farkında ve bir parçası olmalıyız.

Son zamanlardaki gelişmeler ve yapılan yatırımları destekliyor, ortak akıl ile hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz.

Sektörümüzün daima yanında, Üşenme, Erteleme, Vazgeçme prensibiyle çalışmalarımızı arttırarak devam ettiriyoruz.

Tasasız ve bol kazançlı günler dileğiyle.

Adnan Şerif YÜKSEL

adnan.yuksell@hotmail.com

Köşe Yazarı

The following two tabs change content below.

Adnan Şerif Yüksel

Faal Enerji Dergisi Kurucusu

Latest posts by Adnan Şerif Yüksel (see all)